İlamsız icra takibi nasıl ilerler?
Elinde mahkeme kararı olmayan alacaklının takip yolu: talepten haciz ve satışa kadar adımlar, süreler ve karşılaşılabilecek itirazlar.
01 — Takip talebi
Alacaklı, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesine takip talebi verir. Talepte alacağın tutarı, dayanağı ve faiz başlangıç tarihi gösterilir.
Bu aşamada mahkeme kararına gerek yoktur; fatura, sözleşme ya da sözlü bir borç ilişkisi dahi takibe konu edilebilir. Belgenin gücü, ileride itiraz gelirse önem kazanır.
02 — Ödeme emrinin tebliği
İcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Ödeme emri, borcun yedi gün içinde ödenmesini ve aynı süre içinde itiraz edilebileceğini bildirir.
Tebligatın usulüne uygun yapılmış olması kritiktir. Usulsüz tebligat, sonraki tüm aşamaları sakatlayabilir.
03 — İtiraz süresi
Borçlu tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz ederse takip durur. İtiraz için sebep göstermek zorunlu değildir; borca, imzaya ya da faize itiraz edilebilir.
Süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve borçlunun esasa ilişkin itirazları artık dinlenmez.
04 — İtirazın aşılması
Takip itirazla durduysa alacaklının iki seçeneği vardır:
İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa icra inkâr tazminatı gündeme gelir.
- İtirazın kaldırılması: elde kanunda sayılan nitelikte bir belge varsa icra mahkemesinden istenir, daha hızlıdır
- İtirazın iptali davası: genel mahkemede açılır, her tür delille ispat mümkündür, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır
05 — Haciz
Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz talep eder. Taşınmaz ve araç kayıtları, banka hesapları, maaş ve üçüncü kişilerdeki alacaklar hacze konu olabilir.
Maaşta kural olarak dörtte bir oranında haciz uygulanır; emekli aylığı kural olarak haczedilemez. Haczedilmezlik iddiaları icra mahkemesine yapılır.
06 — Satış ve paylaştırma
Haczedilen mal, kanunda öngörülen süre içinde satış istenirse açık artırmayla satılır. Süresinde satış istenmezse haciz düşer.
Satış bedeli, varsa rehinli alacaklılar ve sıraya göre alacaklılar arasında paylaştırılır. Alacak tamamen karşılanmazsa alacaklıya aciz belgesi verilir; bu belge tasarrufun iptali davası için de dayanak olur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.