İki farklı dava
Borçlunun mal kaçırma amacıyla yaptığı devirlere karşı iki ayrı yol vardır. Tasarrufun iptali davası, devri geçersiz kılmaz; alacaklıya o mal üzerinden cebri icra yapma imkânı verir. Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali davasında ise işlemin baştan itibaren geçersiz olduğu ileri sürülür.
Hangi yolun seçileceği, elinizdeki delillere ve devrin niteliğine göre belirlenir. İkisi birlikte, kademeli olarak da ileri sürülebilir.
Aciz belgesi şartı
Tasarrufun iptali davasında davacının, alacağını borçlunun malvarlığından tahsil edemediğini göstermesi gerekir. Bu, geçici ya da kesin aciz belgesiyle ispatlanır.
Aciz belgesi dava açılmadan önce alınabileceği gibi, yargılama sırasında da sunulabilir. Belgenin hiç bulunmaması davanın reddine yol açar.
Hangi tasarruflar iptal edilir
Kanun üç grup tasarrufu sayar:
Eşe, altsoya ve yakın akrabaya yapılan devirlerde mal kaçırma kastının bilindiği yönünde güçlü bir karine uygulanır.
- Bağışlamalar ve bağışlama sayılan, değerler arasında açık oransızlık bulunan devirler
- Aciz halindeyken yapılan, mevcut bir borç için teminat verme gibi işlemler
- Alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığı anlaşılan tasarruflar
Süre
Tasarrufun iptali davası, tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırıldığında dava esasa girilmeden reddedilir.
Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali davasında ise kural olarak süre sınırlaması aranmaz.
İspat
Bu davalarda ispat, belgelerin yanında hayatın olağan akışına dayanır: devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, alıcının ödeme gücü, devrin takip tarihine yakınlığı ve taraflar arasındaki ilişki birlikte değerlendirilir.
Dava açılmadan önce taşınmazın yeniden elden çıkarılmasını önlemek için ihtiyati tedbir talep edilmesi, çoğu dosyada belirleyici olur.