Skip to contentSümbülLaw Office
İcra Hukukundan Doğan Davalar

Takip durduğunda

Borçlunun itirazıyla duran takibi yeniden işler hale getirmenin iki yolu vardır. Elinizde imzası ikrar edilmiş bir belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenir; bu yol hızlıdır ama dar bir belge listesiyle sınırlıdır.

Belgeniz bu listeye girmiyorsa genel mahkemede itirazın iptali davası açılır. Daha uzun sürer, ancak her tür delille ispat mümkündür.

İcra inkâr tazminatı

İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa, alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Bunun için alacağın likit, yani belirli ve hesaplanabilir olması ve tazminatın dava dilekçesinde talep edilmiş olması gerekir.

Aynı şekilde, takibin haksız olduğu anlaşılırsa borçlu lehine kötü niyet tazminatı gündeme gelir.

Menfi tespit ve istirdat

Borçlu, borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılırsa takibin durdurulması, sonra açılırsa yalnızca paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir istenebilir.

Para zaten ödenmişse dava istirdat davasına dönüşür; bu durumda ödemenin icra baskısı altında yapıldığının ortaya konması gerekir.

İstihkak

Haczedilen malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu iddiası istihkak davasının konusudur. Malın kimin elinde bulunduğu, ispat yükünün hangi tarafta olacağını belirler.

Borçluyla aynı adreste yaşayan yakınların istihkak iddiaları, mal kaçırma ihtimali nedeniyle titizlikle incelenir.

Şikâyet

İcra dairesinin bir işlemi kanuna aykırıysa, icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir. Süre kural olarak öğrenmeden itibaren yedi gündür; kamu düzenine aykırılık hallerinde süresiz şikâyet mümkündür.

Hatalı kıymet takdiri, usulsüz tebligat ve haczedilmezlik iddiaları bu yolun sık görülen konularıdır.

Other practice areas

Area 01İcra ve İflas HukukuArea 02Konkordato ve Yeniden YapılandırmaArea 03Ticari DavalarArea 04Bankacılık ve Finans HukukuArea 05Kefalet ve TeminatlarAll areas
İcra Hukukundan Doğan Davalar | Av. Mert Sümbül Hukuk Bürosu | Mert Sümbül Law Office